Kadın sesi kısılmaz

Sesin güçtür. Ev içi şiddet burada biter

Start

Kadın sesi kısılmaz — çünkü ev içi şiddet ve “mahrem terör” (yakın ilişkide sistematik baskı) basit bir “tartışma” ya da “kavga” değildir; özünde güç ve kontrol vardır. Çoğu zaman her şey küçük ve neredeyse fark edilmez ayrıntılarla başlar: “kıskançlık” diye sunulan kısıtlamalar, “senin iyiliğin için” denilerek konan kurallar, sevgi kılığına sokulmuş aşağılamalar… Zamanla sınırlar kaydırılır, hayat alanın daralır, sözlerin değersizleştirilir. “Abartıyorsun”, “çok hassassın”, “hep sen sorun çıkarıyorsun” gibi cümlelerle gerçekliğin bulanıklaştırılır; kendinden şüphe etmeye zorlanırsın. Mahrem terör, kişinin özerkliğini adım adım söküp alan bir stratejidir: arkadaşlardan ve aileden uzaklaştırma, ekonomik bağımlılık yaratma, telefon ve sosyal medya üzerinde denetim kurma, çocuklar üzerinden tehdit etme, itibarınla korkutma, bir yandan da pişmanlık ve “söz veriyorum” dönemleriyle seni döngünün içinde tutma… Dışarıya karşı çoğu zaman “mükemmel” bir maske vardır; sen ise bakıştan, sessizlikten, söylenmeyen ama herkesin uyduğu kurallardan anlarsın. En ağır yük çoğu zaman görünmeyendir: sürekli tetikte olmak, ortamı kollamak, öfkeyi sezmek, taşları yerinden oynatmamaya çalışmak, gülüşünü kısmak, fikrini yutmak, kendini giderek küçültmek… Ev içi şiddet yalnızca darbe değildir; her gün, yeniden yeniden, nefes alanını kısmaktır. Yine de şunu bil: “Burada bir yanlış var” hissi, bu satırları okuman, kelime araman bile bir direniştir. İçindeki o ses seni yeniden kendine çağırıyor.

Bu platform, o çağrıya eşlik etmek için var: yargılamadan, acele ettirmeden, “kanıtla” demeden; seni güçlendiren açık bir dille. Çünkü sen “zor” ya da “abartan” değilsin — seni küçük tutmak için kurulmuş bir düzene karşı hayatta kalmaya çalışıyorsun. Burada hikâyeni kendi ritminle anlatabilirsin: cümlelerin kusursuz olmak zorunda değil, yaşadıkların “yeterince kötü” olmak zorunda değil. Biz doğru adı koyarız; çünkü ad koymak güç verir: tehdit, aşağılama, manipülasyon, takip, zorlama ve denetim, cinsel baskı, çalışma/okul hayatını sabote etme, ekonomik şiddet, izolasyon… Mahrem terör, parmaklıkları görünmeyen bir hapishane gibi hissettirebilir; bu yüzden odağımız seçimlerini geri kazanmaktır: kiminle konuşacağına senin karar vermen, paran ve belgelerin üzerinde söz sahibi olman, sınırlarını netleştirmen, destek ağını kurman, güvenliğini adım adım artırman. Ve en önemlisi: sık sık silinmeye çalışılan gerçeği tekrar ederiz — sevgi asla kontrol olmak zorunda değildir; değişim olmadan söylenen “özür” hiçbir şeyi onarmaz; senin sesin fısıltıya mahkûm değildir. Kadın sesi kısılmaz: sesin değerlidir, sınırların gerçektir, güvenliğin önceliktir. İster hâlâ o ilişkinin içinde ol, ister yeni çıkmış ol, ister uzun süredir toparlanmaya çalışıyor ol — buraya aitsin. Yalnız değilsin ve bunu tek başına taşımak zorunda değilsin.

Aile içi şiddet ve çocuk istismarı

Örüntü tanıma ve bağlam (tek bir olay ≠ bütün)

Nihal, Murat’la geçirdiği ilk yılların “gayet normal” göründüğünü anlatır; yine de daha en başından itibaren evin havasının neredeyse fark edilmeden değiştiği küçük anlar olmuştur. İş günlerinde Murat, başkalarının gözünde güvenilir, nüktedan ve yardımsever biri gibi görünür; iş arkadaşları onun sakinliğini ve sorun çözme becerisini över. Oysa evdeki sakinlik koşulludur. Nihal beklenenden geç geldiğinde ya da telefon ekranında bir arkadaşından mesaj belirdiğinde Murat’ın tonu, bağırıp çağırmadan, hafiften keskinliğe kayar: yüksek ses yoktur; bunun yerine tam yerine oturtulmuş bir cümle, normalden biraz uzun süren bir sessizlik, soru gibi başlayan ama sorguya dönüşen ifadeler vardır. Nihal başlangıçta bunu stres ya da endişe olarak

Tanımlar ve Kapsam

Şehrin kıyısında, bitişik nizam bir evde Elif, iki çocuğu Zeynep ve Emir ile birlikte yaşamaktadır. Dışarıdan bakıldığında her şey tutarlı ve düzenli görünür: okul çantaları giriş kapısının yanında düzgünce durur, buzdolabının üzerindeki takvim eksiksiz doldurulmuştur ve sosyal ortamlarda Elif, hiçbir şeyi ele vermeyen ölçülü bir gülümsemeyle ortaya çıkar. Bu vitrinin arkasında ise aylar içinde, bir tokatla değil, her seferinde “pratik” diye sunulan küçük kaymalarla başlayan bir örüntü şekillenmiştir. Mert, PIN kodlarını “işleri yürütmek için” ister, bankacılık uygulamasının yönetimini devralır ve “genel bir kontrol sağlamak” gerekçesiyle bildirimleri açar. Elif aynı hafta market alışverişi için para çektiğinde, neredeyse hemen ardından bir mesaj

Risk Değerlendirmesi: Acil Güvenlik ve Ölümcüllük Göstergeleri

Yağmurlu bir salı akşamı, Elif mutfak masasının başında, elinde telefonu, ekranı yarı kararmış halde oturuyor; dışarıdaki bahçe lambasının ışığı, her araba geçtiğinde camın üzerinden kayıp gidiyor. Önünde çoktan soğumuş bir fincan çay var, ama mesele çay değil; gecenin ritmi artık ona ait değil. Her yirmi dakikada bir, Kerem’den yeni bir mesaj geliyor—bazen kısa ve keskin, bazen tatlı ve özür dolu—ama her defasında aynı alttan alta verilen emirle: yanında olacaksın, uzak durmak ihanettir. Elif bunun sözde kalmayacağını biliyor; çünkü daha önce de sözde kalmamıştı. En son “biraz alana ihtiyacı olduğunu” söylediğinde, Kerem sanki tesadüfen oradaymış gibi giriş kapısının tam önüne dikilmişti;

Zorlayıcı kontrol / mahrem terör (güç ve kontrol)

Nermin’in yaşadığı sokakta her şey kusursuz görünür. Perdeler muntazam asılıdır, garaj girişi tertemizdir ve kapı çaldığında neredeyse her seferinde kapıda önce Baran belirir—gülümseyen, soğukkanlı, “her şeyi yoluna koyan” birinin kendinden emin sesiyle konuşur. Nermin onun arkasında yarım adım geride durur; çoğu zaman kucağında bir çocuk ya da elinde bir çanta vardır, sanki zamanlamanın hiçbir zaman tam denk gelmemesi sadece bir tesadüfmüş gibi. Komşularla ya da okulda yapılan konuşmalarda Baran ilgili ve makul görünür; şakalar yapar, yardım teklif eder, karşısındakini rahatlatan kelimeler seçer. Nermin başını sallar, doğru yerde gülümser ve cümlelerini kısa tutar—söyleyecek bir şeyi olmadığı için değil, her fazla cümlenin

Partner ilişkilerinde fiziksel şiddet

Salı akşamı, saat sekizi biraz geçe, Nora mutfakta durmaktadır; bir eli mutfak masasının üzerinde, diğer eli bileğini kavramış hâlde, sanki o baskı bedeninden geçen titremeyi bastırabilirmiş gibi. Tezgâhın üzerindeki lamba hafifçe vızıldar—sıradan bir ses, ama bir anda dayanılmaz ölçüde yüksek gelir. Koridordan ayakkabıların sürtünme sesi duyulur; Berk evin içinde, hiçbir şeyin nerede olduğunu sormasına gerek olmayan birinin sakin özgüveniyle hareket eder; çünkü her şey—mekân, zaman, gündem—zaten ona aitmiş gibi durur. Her zamanki gibi başlar: ne yumruk, ne bağırış, ne de sonradan kolayca anlatılabilecek “büyük” bir sahne; bunun yerine, bir düzeltme. Gerçekten yan tarafa atılmış bir adım olmayan bir yana kayış,

Psikolojik Şiddet, Gaslighting ve İtibarsızlaştırma

Nazan iki çocuğuyla birlikte daha küçük bir daireye taşındıktan sonraki aylarda, Deniz ile yaşanan çatışmanın artık randevular, teslim saatleri ya da pratik düzenlemeler etrafında dönmediğini fark etti; mesele gerçekliğin kendisiydi. Başlangıçta her şey, masum gibi görünen hatırlama farklılıkları şeklinde ortaya çıktı: Nazan’a göre tehditkâr tınlayan bir telefon konuşması, Deniz’e göre “hiç öyle olmamıştı”; çocukları alma konusunda Nazan’ın doğruladığını düşündüğü bir anlaşma, Deniz tarafından daha sonra “Nazan’ın uydurduğu bir şey, çünkü o hep panikler” diye geçiştirildi. Çok geçmeden bu örüntü sıkılaştı ve daha hedefli hâle geldi. Deniz sakin konuşuyor, mantıklı gibi duran cümleler kuruyor ve her itirazı Nazan’a karşı bir delile

Cinsel Şiddet ve Cinsel Sınır İhlalleri

Hafta içi bir akşam, çocuklar nihayet uykuya daldıktan kısa bir süre sonra Nora yatağın kenarına oturur ve günün ağırlığının bedeninden çekilip gitmesine izin vermeye çalışır. Evin sessizliği huzur veren değil, tetikte tutan bir sessizliktir; her an devrilebilecek bir şeyin eşiği gibi, yaklaşan bir dalganın ön odası. Mert hâlâ evin içinde dolaşır; çekmeceleri açıp kapatır, sanki çoktan bulduğu bir şeyi arıyormuş gibi: bir bahane. Nora yorgun olduğunu ve seks istemediğini söylediğinde, karşılık doğrudan bir darbe gibi değil, dikkatle kurgulanmış bir baskı dalgası gibi gelir. Önce suçlamalar başlar: onu reddettiği, “hep” mesafeli olduğu, Mert’i değersiz hissettirdiği. Ardından suçluluk yüklemeye doğru kayar: ailenin

Finansal ve ekonomik şiddet

Sabahın erken saatlerinde, şehir hâlâ sessizken ve gün daha yeni yeni şekillenmeye başlarken, Elif mutfak masasının başında çoktan soğumuş bir fincan çayla oturur. Telefonunda, açamadığı bankacılık uygulamasından bir bildirim yanıp söner; çünkü giriş kodu aylardır Deniz’in telefonuna yönlendirilmektedir. Banka kartı “güvende” olması için onun ceketinin cebindedir, Deniz’e göre böylece “gereksiz harcama” yapılmaz. Elif’in maaşı hesaba yatar, ama neredeyse hemen ardından Elif’in erişemediği hesaplara aktarılır; yardımlar ve çocuk parası da aynı güzergâhtan geçer, çünkü Deniz “genel resmi gören” kişinin kendisi olduğunu söyleyerek bunları “doğal olarak” kendisinin yönetmesi gerektiğini ileri sürer. Elif market alışverişi için çekingen bir biçimde para istediğinde, bir konuşma

Dijital kontrol, mahremiyet ihlalleri ve gözetim araçları

Nora bir salı sabahı Selim’in okul çantasının kayışlarını sıkarken havayı geren şey acele değildi; kendi telefonundan gelmiyor gibi duran bir bildirimin titreşimiydi. Sabah her zaman aynı şekilde başlardı: kahvaltı, beslenme çantası, mont, parkın yanından geçen kısa yol. Yine de aylardır her şey, artık Nora’ya ait olmayan bir güzergâh gibi hissediliyordu. “Sadece şifren,” demişti bir keresinde Bora; sesi bir ricayı andırıyor, cümle bir talimat gibi bitiyordu. Sonra ritüel başladı: telefon masaya konur, ekran yukarı bakar, parmaklar mesajların içinde gezinirken odada bir sessizlik oluşurdu—sanki birlikte yönetilmesi gereken ortak bir ajandaya bakılıyormuş gibi. Nora bunu bir dönem diye açıklamaya çalışmıştı: stres, kıskançlık, yeterince

Çocuklara Yönelik Fiziksel İstismar

Pazartesi sabahı, Emine öğretmen Nora’nın sınıfına, her zamanki açık ve rahat tavrıyla uyuşmayan belirgin bir çekingenlikle gelir. Tesadüfi bir hareket sırasında kazağının ucu hafifçe yukarı kayar ve üst kolunun yan tarafında koyu mavi bir morluk belirir—okul bahçesinde sıradan bir düşmenin nadiren mantıklı bir iz bırakacağı bir bölgede. Ne olduğunu sorduğunda, zamanlaması ve ayrıntıları “yerine oturan” bir anlatı ortaya çıkmaz; önce bir kapıya çarptığından söz eder, sonra koltuktan düştüğünü söyler, ardından tamamen susar. Koridordan ayak sesleri geldiğinde Emine’nin bakışları tekrar tekrar sınıf kapısına kayar; sanki beklenmedik her ses bir uyarı taşıyormuş gibidir. Montunu giyerken bir yetişkin fazla yaklaştığı anda bedeninin kasıldığı

Avukatın ve Ev İçi Şiddet ile Çocuk İstismarı Danışmanlarının Rolü

Kadın sesi kısılmaz, tek bir sarsılmaz ilkeyle yola çıkan bir platformdur: Bir kadının, bir ebeveynin, bir çocuğun ya da güvensizliğe tanıklık eden herhangi birinin sesi; korku, utanç, bağımlılık ya da tehdit yüzünden kısılmamalıdır. Bu platform, ev içi şiddet, mahrem terör (yakın ilişkide sistematik baskı ve kontrol) ve çocuk istismarıyla karşı karşıya kalan insanlar içindir; özellikle de her şeyin birbirine karıştığı, kişinin kendinden şüphe ettiği, aynı anda yüzlerce pratik kaygıyla boğuştuğu, dışarıdan baskı hissettiği ve tüm bunlara rağmen hayatı sürdürmek zorunda kaldığı dönemlerde. Kadın sesi kısılmaz, bu karmaşada sağlam bir dayanak olmayı hedefler. Yaşadıklarını “ne kadar ağır” olduğuna dair kanıt sunmadan da kelimelere dökebileceğin bir alan açar ve şiddetin ardındaki dinamiği görünür kılar: Sadece tekil olayları değil, hayatı giderek daraltan, hareket alanını ve özgürlüğünü aşındıran sürekli kontrolü de açıklar. Platform, örüntüleri tanımana, riskleri anlamana ve uzun süre çarpıtılmış bir gerçeklik içinde “doğruyu yeniden yerine oturtmana” yardımcı olur. Aynı zamanda sistem dünyasına bir köprü kurar: Yardım mekanizmalarının ve süreçlerin nasıl işlediğini, kurumlarla karşılaştığında neler bekleyebileceğini, görüşmelere, bildirimlere ya da hukuki adımlara nasıl hazırlanabileceğini anlaşılır biçimde aktarır. Bu yönüyle Kadın sesi kısılmaz yalnızca destekleyen değil, aynı zamanda güçlendiren bir platformdur: Her adımı güvenliği merkeze alarak, kişinin kendi hızına ve koşullarına uygun seçenekleri adım adım görmesini sağlar. Amaç kimseyi zorlamak ya da yönlendirmek değildir; kişiye yeniden kontrol ve karar verme gücünü iade etmektir—böylece kişi tekrar şunu hissedebilsin: “Ben deli değilim, yalnız değilim ve seçeneklerim var.”

Kadın sesi kısılmaz içinde avukatın rolü, gerçek hayattaki riskleri ve güvenliği gözeterek hukuki koruma sağlamaktır. Mahrem terörün yaşandığı durumlarda hukuk, hem bir fırsat hem de bir risk olabilir: Atılan bir adım koruma sağlayabilir, fakat aynı zamanda şiddeti uygulayan kişinin kontrolünü kaybettiğini hissedip durumu tırmandırmasına da yol açabilir. Bu nedenle avukat yalnızca “hukuken mümkün olanı” değil, aynı zamanda “bu anda güvenli ve akıllıca olanı” da değerlendirir. Avukat, yaşananları tutarlı bir hukuki çizgiye dönüştürmeye yardımcı olur: Hangi olgular var, hangi örüntüler zorlayıcı kontrolü gösteriyor, hangi olaylar hukuken önem taşıyor ve bütün bunlar kurumlar ya da mahkeme önünde dayanıklı bir dosyada nasıl bir araya getirilir? Bu süreçte iletişim kayıtlarının, belgelerin ve olayların düzenlenmesi ve anlamlandırılması da vardır; çünkü stres ve travma, insanın konuşmasını ve hatırlamasını zorlaştırabilir ve kişi kendini sürekli “kanıtlamak zorunda” bırakılabilir. Çocukların söz konusu olduğu aile hukuku süreçlerinde avukat, güvenliğin “sıradan bir çatışma” gibi görülmesini engeller; sınır koymanın “engelleme” ya da “inat” olarak yorumlanmasına karşı durur. Bu nedenle avukat, baskı ve manipülasyona karşı bir tampon görevi de görür: Müvekkili adına açık, kararlı ve titiz biçimde hareket eder; anlaşmaların kayıt altına alınmasını sağlar ve gerektiğinde koruyucu tedbirlerin talep edilmesi için hukuki yolu işletir. Bu platformda avukat, yalnızca dava yürüten kişi değildir; hakları, güvenliği ve geleceği stratejik biçimde koruyan bir “kalkan”dır—temel mesaj şudur: Karşındaki kişi sesini bastırmaya çalışsa bile, senin sesin burada ayakta kalır.

Ev İçi Şiddet ve Çocuk İstismarı danışmanları ise Kadın sesi kısılmaz içinde gündelik hayatı yeniden “yaşanabilir” kılan ve güvenliği somut, uygulanabilir adımlara dönüştüren temel halkadır. Şiddetin dinamiğini içeriden bilirler: Kontrolün nasıl kurulduğunu, izolasyonun nasıl oluştuğunu, suçluluk ve utancın nasıl araçsallaştırıldığını, kişinin nasıl sürekli tetikte bir hayatta sıkışabildiğini. Rolleri çoğu zaman tanıma ve netlik kazandırmakla başlar: Yaşananları küçümsemeden, dramatize etmeden, birlikte adlandırırlar; böylece kişi kendi algısına ve sezgisine yeniden güvenmeye başlayabilir. Ardından risk değerlendirmesi ve güvenlik planlaması gelir; bu plan bir kâğıt üzerinde kalmaz, kişinin gerçek yaşamına uyarlanır—evde, yolda, çevrim içi ortamda, okulda ve (eski) partnerle temas anlarında. Çocuk istismarı ya da çocukların güvenliğiyle ilgili endişeler olduğunda, danışmanlar ebeveynleri ve bakım verenleri destekleyerek işaretleri anlamlandırmalarına, çocuğun bakış açısını ifade edebilmelerine ve aynı anda sistemle baş edebilmelerine yardımcı olur: Okul, aile hekimi, destek hizmetleri ya da ilgili kurumlarla yapılacak görüşmeler hazırlanır; böylece kişi jargon, prosedürler ya da çelişkili yönlendirmeler karşısında ezilmez. Danışmanlar aynı zamanda istikrar sağlamaya odaklanır: Bilgiyi düzenlemek, destek ağını güçlendirmek, belgeler ve finansal düzen gibi temel ihtiyaçları toparlamak, güvenli iletişim yöntemleri kurmak… Böylece kişi “yalnızca tepki veren” konumundan çıkar ve yeniden seçim yapabilir hale gelir.

Bu platformda bu roller birbirinden kopuk değil, kişinin merkezde olduğu tek bir bütünün parçaları olarak çalışır. Kadın sesi kısılmaz, zemini ve ritmi sağlar: Hikâyenin güvenle “yerleşebileceği” bir alan açar ve adım adım yön duygusu kazandırır. Danışmanlar önce güvenlik ve günlük işleyişte tutunma noktaları oluşturur; çünkü “her şeyi aynı anda yapmak” baskısı, kişiyi daha da kırılgan hale getirebilir. Avukat ise bu gerçekliği hukuken korur ve sağlamlaştırır; böylece güvenlik sadece bir temenni değil, aynı zamanda haklarla, kayıtlarla, anlaşmalarla ve gerektiğinde tedbirlerle desteklenen bir duruma dönüşür. Birlikte, insanların kapı kapı dolaşıp kurumlar ve süreçler arasında kaybolmasını ya da çelişkili beklentiler içinde sıkışmasını önlerler; her seferinde konuşmayı özüne döndürürler: Sen ve çocuğun/çocukların güvenliği, açıklık ve saygıyı hak ediyorsunuz. Kadın sesi kısılmaz demek, pratikte şunu demektir: Duyulmak için bağırmak zorunda değilsin; destek görmek için kusursuz olmak zorunda değilsin; bunu tek başına taşımak zorunda değilsin.

Sizin zorluklarınız, bizim uzmanlığımız

Şeffaf Maliyetler ve Ücretler

Varlık veya statü fark etmeksizin herkes için hukuki yardıma erişim

Danışma Yöntemleri

Van Leeuwen Hukuk Bürosu
Newtonlaan 115
3584 BH Utrecht-Stad
Nederland

T: +31 85 06 07 520
F: +31 30 605 15 51
Einfo@vanleeuwenlawfirm.eu

KVK: 68274491
RSIN: NL857370844B01

EN | NL | DE | DK | SE | FR | IT | ES | PT | HR | PL | TR